Sosyal Medya’da AIDA Modeli

Dünyanın demografik yapısı içinde sayıca en fazla yer tutan ve dijital açıdan bilgi sahibi olan Y kuşağı giderek sosyal medya reklamcılığına karşı daha duyarlı olmaktadır. Bunun nedeni Y kuşağının reklamcılığa karşı derin bir güvensizlik sergilemesi ve alışverişlerinde arkadaşları tarafından verilen ürün bilgisine bağlı kalmayı tercih etmeleri olduğu ifade edilmektedir. Bundan dolayı sosyal medyada daha önceden ürünü deneyimlememiş, ya da sadece reklamlardan markaya dair bilgi edinmiş Y kuşağı bireylerinde markaya ilişkin güven oluşması için sosyal ağında bulunan ailesi, arkadaşları vb. çevresinden o marka hakkında bilgi edinmesi, algılanan riskin azalmasına ve satın alma kararının verilmesine etkili olabileceği söylenebilir.

Reklamların işleyiş süreçlerine ilişkin modellerden biri olan AIDA Modeli 1898 yılında Elmo Lewis tarafından geliştirilmiştir. Modelin adını satın alma kararı verme sürecinde birbirini takip eden basamakların baş harfleri oluşturmaktadır.

Asıl modelde eylem (action) bir diğer ifade ile satın alma belli aşamalardan sonra gerçekleşmektedir. Ürünün öncelikle bireyin dikkatini çekmesi (attention) gerekmektedir. Daha sonra ürüne ilgi duyması (interest) durumunda bireyde alma arzusunun (desire) gelişmesi gerekmektedir. Ürünü satın alma arzusu duyan birey eyleme geçerek (action) satın alma eylemini gerçekleştirmektedir. Ancak sosyal medyada sosyal ağların etkisi göz önüne alındığında modelde bir de söyleme (tell) aşamasının eklenmesi uygun olmaktadır. Bunun sebebi sosyal medya müşterilerin bir birlerine “söyleyerek” birbirlerini ürünleri almaya teşvik etmeleridir.

Kurumların sosyal medyada uyguladıkları reklam faaliyetlerine ek olarak marka elçileri ve benchmark siteleri de eklenebilir. Bireylere öneriler ve fikirler sunan, tüketiciler üzerinde marka ile ilgili olumlu imaj yaratmada ve onları etkilemede etkin rol oynayan ve markanın dahili ve harici ortamlarında bir ara yüzü olan marka elçileri kimi zaman kurum çalışanları, kimi zaman marka tatmini yaşayan tüketiciler, kimi zaman da belirli bir ücret karşılaştığı markanın yüzü olan toplum tarafından sevilen ünlü kişiler olabilmektedirler.

Karşılaştırma siteleri olarak bilinen benchmark siteleri de kurumların reklam vermek için kullandıkları diğer bir platform olarak tüketicilerin karşısına çıkmaktadır. Sosyal medya kullanıcılarının muadil ürün markalarına ilişkin karşılaştırmalı yorumlarını yazdıkları benchmark sitelerine kurumlar kimi zaman sponsorluk yaparak marka hakkında yorum yazılmasını sağlayarak kimi zaman da ücret karşılığı sitede çevrim içi reklamını vererek reklamlarını yaptırabilirler.